İnsanlık Tarihi ve Bilim
İnsanlık tarihi, salınımı yüzyıllar süren sarkacı andırır. Uzun bir uyku döneminin ardından uyanma çağı başlar.
Düşünce kendisine vurulan zincirleri parçalar. Kendisine öğretilmiş olan herşeyi ciddi bir eleştri süzgecinden geçirmeye başlar ve ortasında bir ot gibi yetiştiği dinsel, politik, yasal önyargıların kofluğunu açığa çıkarır. Yeni çıkış yolları aramaya başlar, yeni bulgularıyla bilgilerimizi zenginleştirir, yeni bilimsel alanlar üretir.
Ancak düşüncenin kökleşmiş düşmanları -hükümet, yasa koyucu ve din adamları- kısa bir süre sonra yenilginin üstesinden gelip başlarını yine yeniden kaldırmaya başlar. Dağıtılmış olan güçlerini yavaş yavaş toparlar ve inançlarını, yasal kurallarını yeni koşullara ve gereksinimlere uygu olarak yeniden düzenlerler. Sonra düşüncenin ve kişilerin köleliğe olan yatkınlığından -ki bu yatkınlığı kendileri çok iyi bir biçimde ekerler- toplumun anlık örgütsüzlüğünden, bazı bireylerin tembelliğinden, diğerlerinin açgözlülüğünden yararlanarak, sürüngenler gibi yavaş yavaş görevlerinin başına dönerler ve ilk olarak eğitim aracıyla çocukları esir alırlar.
Kaynak: Anarchist Morality - Peter Kropotkin
Bilim ve Gelecek SAyı: 61, S.29


0 yorum:
Yorum Gönder